Taşlar Konuşur
Bayramda seyahat planın varsa rotana bir antik kent ekle. Taşların fısıldadıkları seni şaşırtacak. Sağlıklı, neşe ve keşif dolu bir bayram diliyoruz! ❤️
Bayramlar deniz, kum, güneş üçlüsünden uzaklaştı. “Çok sıcak”ların yerini kah serin kah güneşli, üşütmeyen günler aldı. Bu ne demek, biliyor musun? Antik kent gezme mevsimi geldi! Toprak zeminler kurudu; gölgesiz, mermer sokaklar henüz çok ısınmadı.
Anadolu, dünyanın en büyük açık hava müzesi. Ziyaret edilebilir durumdaki antik kentlerin sayısı 100’e yakın. Bu, 2 bin yılı devirmiş binlerce yapı ve sonsuz hikaye demek! Zaten bir antik kentte yürürken yalnızca geçmişe bakmazsın, bir zamanlar o sokaklarda yürümüş, o yapılarda doğup büyümüş insanların anılarında dolaşırsın.
İşte bu bayramda rotana ekleyebileceğin 5 antik kent👇🏼
1- Afrodisias, Aydın
Afrodisias’ın diğer Roma kentlerinden ayrışan bir yanı var: Burası imparatorluğun heykel fabrikasıydı! Yanı başındaki mermer ocakları sayesinde kentte bir heykel okulu kurulmuş ve ustaların elinden çıkan heykeller diğer kentlere ihraç edilmişti.
Heykel atölyesinde yapılan kazılarda 300’den fazla eser ele geçti. “Hatalı” parçalar mı? Onlar muhtemelen öğrencilerin denemeleriydi!
2- Hierapolis, Denizli
Hierapolis’te “Cehennem Kapısı” olarak anılan bir mağara var. Çünkü antik dönemde buraya giren hayvanlar ölüyordu. Onları mağaraya sokan rahiplere ise bir şey olmuyor, mağaradan sağ çıkabiliyorlardı. Halk bunu tanrısal bir mucize olarak görüyordu.
Bugün bunun bilimsel bir açıklaması var: Fay hattından sızan karbondioksit gazı. Gaz çöküp yoğunlaştığında yerden 40 cm yüksekte ölümcül bir hal alıyor. Hayvanların başı o seviyelerde olduğundan onlar hemen etkileniyor. İnsan başı ise daha yukarıda kaldığından içeride geçirilen birkaç dakika ölümcül sonuçlar doğurmuyor.
3- Efes, İzmir
Ünlü Celsus Kütüphanesi göründüğünden daha küçük! Çünkü Romalı mimarlar cephede göz yanılsaması yapmışlar. Ortadaki sütunları kenarlardakilerden büyük tasarlayarak yapıyı olduğundan büyük göstermişler.
Biliyor musunuz, bu kütüphane aynı zamanda bir anıt mezar. Oğul Gaius Julius Aquila tarafından babası Celsus anısına yaptırılmış. Yapının cephesini süsleyen dört kadın heykeli de Celsus’un yaşarken sahip olduğu erdemleri simgeliyor:
Sophia, Arete, Ennoia ve Episteme. Bilgelik, Erdem, Muhakeme ve İlim.
4- Didim Apollon Tapınağı, Aydın
Efsaneye göre, tapınağı çoban Brankhos kurdu. Bir gün kırlarda Apollon ile karşılaştı ve ondan tanrısal yeteneklerinden birini, biliciliği istedi. Bu yeteneği insanlığın yararına kullanabilmek için Apollon ile karşılaştığı yerde bir tapınak kurdu. Orada bir de kutsal su kaynağı vardı. MÖ 5. yüzyılda Persler tapınağı yıktı, kaynak da kuruyup unutuldu.
Tapınağın canlanması Büyük İskender sayesinde oldu. Hatta o geldiğinde kaynak yeniden akmaya başladı. Yenilenen tapınağın ilk kehaneti de bizzat İskender’e söylendi: “Pers kralını yenecek ve Zeus’un oğlu olarak anılacaksın!”
5- Antandros, Balıkesir
Troya yanıyordu. Aeneas babasını sırtına aldı, oğlunun elinden tuttu ve kaçtı. Romalı şair Vergilius’a göre buraya, Kaz Dağları’nın eteklerindeki Antandros’a geldi. Bereketli dağın kerestelerinden 20 gemi yaptı ve buradan yelken açtı.
Gemiler İtalya’ya yanaştığında Troya Destanı sona ererken başka bir destan doğuyordu: Aeneas’ın soyundan gelen Remus ve Romulus, Roma’yı kurdu.
Unutma, seyahatlerinde Piri✨ seninle. Şimdiden keyifli keşifler. İyi bayramlar!
Son Olarak…
Eğer bu bülteni alıyorsan ya yakınlarda Piri’ye girmişsindir ya da bizzat bültene kayıt olmuşsundur. Eğer istemiyorsan veya ilgini çekmiyorsa sessizce ayrılabilirsin. Zamanını önemsiyoruz. 🙏🏻
Bu yayının global kullanıcılarımız için hazırladığımız İngilizce versiyonu da hoşuna gidebilir. İçerikler bazı haftalar benzer, bazı haftalar ise tamamen farklı.
İş birliği, sponsorluk ve reklam talepleri için e-posta adresimiz: sales@piriguide.com
Bizden her gün haber almak için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsin!✨
Herkese keyifli bir hafta sonu dileriz. Haftaya görüşmek üzere!👋🏻







